TMMOB’den 20 yıllık özelleştirme karnesi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Enerji Çalışma Grubu’nun hazırladığı “AKP İktidarının Enerji Karnesi: Enerjide Son 20 Yıl” başlıklı raporda öne çıkan noktalar özetle şöyle:

Satmada lider: 1986-2022 döneminde Özelleştirme İdaresi’nce (ÖİB) yapılan özelleştirmelerin toplamı 71.3 milyar dolar. 2004-2022’deki tutar ise 63.1 milyar dolar. Buna göre özelleştirmenin yüzde 89’u AKP iktidarında yapıldı. Halkın ortak mülkiyeti niteliği taşıyan kamu varlıklarının özel sektöre devri anlamına gelen özelleştirme, AKP döneminde krizler derinleştikçe kötü yönetilen ve yağmalanan bir ekonomiye kamu varlıklarını satarak gelir sağlama amacına dönüştü. Çok büyük tesisler yağmalanırcasına satıldı.

Enerji devleri: TÜPRAŞ’ın yanı sıra, BOTAŞ’ın Bursa ve Eskişehir, Ankara’da EGO’nun kentsel doğalgaz işletmeleri, TPAO’nun petrol dağıtım şirketi TP çok defa tartışmalı ve bir bölümü soru işaretli süreçlerle özel sektöre devredildi. Elektrik üretim tesisleri çok büyük oranda, dağıtım tesisleri ise tamamen özel sektöre devredildi. İletim sisteminin de özelleştirilmesi için karar alındı fakat bunun uygulanması iki yıl ertelendi.

Örgütlülük bitti: Elektrik enerji sektörü çalışanlarının örgütlülüğü neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. TEK döneminde sendikalı işçi olarak çalışan sayısı 130-140 binlerdeyken bugün 10 binlere geriledi.

İş cinayetleri: Havza madenciliğinin terk edilmesi, kamusal üretimden vazgeçilmesi ve kamusal denetimin yapılmaması sonucunda özellikle kömür madenciliğinde yoğun “iş cinayetleri” yaşandı.

Dışa bağımlılık: 2002’de 9.2 milyar dolar olan enerji ithalatı faturası, 2007’de 33.9 milyar dolar, 2012’de 60.1 milyar dolara çıktı. Bu rakam 2022’de ise 96.5 milyar doları aştı.

Fiyatlar yüksek: Mevcut doğalgaz sözleşmelerinin ülke aleyhine hükümlerinden arındırılması için tekrar görüşülmesi için bir çaba harcanmadığı gibi, Rusya ve Azerbaycan ile yeni sözleşmelerin fiyatları daha da yükselten hükümlerle dolu olmasına ses çıkarılmadı.

Yap-işlet-sahip ol: Akkuyu NGS Projesi, Rusya için stratejiktir. Bu proje ile Rusya, mülkiyeti kendine ait olan, dünyada “yap-sahip ol-işlet” modeliyle yapacağı ve bağımsız bir limanı da olan ilk NGS’ye sahip olacaktır. Akkuyu NGS’nin talep ettiği ve ne amaçlar için kullanılacağı soru işaretleri içeren, radar sistemi ile birlikte düşünüldüğünde, NGS’nin yanı sıra, Rusya’nın ABD ve NATO ile Akdeniz’de yaşayabileceği bir gerginlikte kullanabileceği, Rusya savaş gemilerinin de yanaşabileceği bir liman ve üssün mü inşa edildiği sorusunu akıllara getirmektedir. “Nükleer teknoloji ile tanışılacağı” da boş bir iddiadır.

ÇED için baskı: Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreci siyasal otoritenin baskısı altında. Bu süreç sadece bürokratik bir aşama olarak görülüyor ve olumlu görüş adeta zorunlu hale getiriliyor.

patronlardunyasi.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*